Piyasada neler oluyor?

Piyasada neler oluyor?

Hiç istemesek de maalesef yine piyasalar sıkıntılı. Bu durum siyasi malzeme yapılamayacak bir sorun olarak görünüyor.

Ülkemizin ithalatının ihracatından fazla olması maalesef büyük bir sorun. Ülkede petrol, doğal gaz gibi enerji kaynaklarının olmaması, sanayi gelişmemizin yeterli olmaması, yapısal sıkıntılar olarak bizi zorlamaktadır. Gelişmiş ülkelerin düşük faizli para politikalarının da sonuna gelinmiş olması maalesef bizim kategorimizdeki ülkeleri zora sokmaktadır.

Bizim bundan abartılı şekilde etkilenmemiz ise tamamen bizim yapısal sorunumuzdur. “Olmaz öyle şey, hiç olur mu?” gibi yaklaşımlar bizi maalesef sıkıntıya sokuyor.

Bu nedenle yapılmış olanlar değil, yapılmamış olanlar bu konuda belirleyici maalesef.

Bu sorunları bir kenara şimdilik bırakırsak, şu anda durum nedir ve neler yapmak gerekir sorularına yanıt aramak gerekiyor.

Durum tespitine başlarsak:

  1. Döviz aniden değer kazandı, çeşitli nedenlerle değer kazanmaya, Türk Lirası değer kaybetmeye devam edecek.
  2. Bu durumda ister istemez faiz artacak.
  3. Enflasyon kaçınılmaz olacak, eğer durum inkâr edilmeye devam edilir, dış mihraklar derken zaman kaybedilir ve de en önemlisi faiz artırımında geç kalınırsa geçtiğimiz yıl yaşanılana benzer bir senaryo bizi beklemekte, şimdiki faizleri de mumla aratacak durumları yaşayabiliriz.

Bu mevzular yüksek politikanın kararları olarak müdahale edemeyeceğimiz konulardır, ama hani o eski Türkiye denilip aşağılanıyor ya, hızla eski Türkiye’nin konumuna doğru gidiyoruz.

Tam bu noktada ülkemiz iş yaşamına önerilerimiz aynen devam etmektedir.

Çözüm için dikkat edilecekler:

  1. Maliyetleri düşürmek.
  2. Depo ve stok maliyetlerini baskılamak
  3. Satınalma konularında gereken özeni göstermek.

Beni takip edenler bilirler, esasen bu konuda işler iyiyken tedbirler alınacaktı. Şu an çok geç denilemez, olanaksız da denilemez, ama çok zor olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim.

Öncelikle, stoklarımızın hatasız olması gerekir. Kayıtlı stok ile gerçek stok aynı olmalıdır. Eğer bu değerler arasında fark varsa, maalesef stoklar konusunda yapılacak olan hamlelerin sonuç vermesi olanaksızdır.

Para maliyetlerinin arttığı şu sıralarda, maliyetleri düşürmenin en kolay yolu stokları azaltmaktır. Aslında şimdi azaltmak zor, normal çalışma düzeninde stokları inceltmek gerekiyordu.

Satın alma mantığında da değişiklik yapılması gerekiyordu. Yine beni takip edenler bilirler ki, almışken mantığı geçtiğimiz yüzyılda kaldı, demode oldu, ama hala biz bu hastalıktan kurtulamadık.

Spekülatif alımlar bitti, her yerden mal fışkırıyor, hala gözümüz bunları görmezden geliyor.

Şimdiye kadar anlaşıldığı gibisanayi 4.0 artık bir çözüm olamıyor, maalesef. Dünya bunu da algılamak zorunda kalacak. Belki üretim ilişkileri eskisi gibi olamayacak ama maalesef öngörülen yöne de evrilemeyecek. Zira üretilenlerin (üretimlerin) kimlere satılacağı sorunu hala çözülmüş değil.

Yukarıda ki tespitimiz olan üç başlığı bir araya toplayacak olan husus ise, planlama olacaktır. İster Planlama deyin, ister Üretim Planlama, isterseniz Lojistik Planlama eğer alınacak olan tedbirler herhangi bir şekilde planlama başlığı altında hazırlanmıyorsa, vay bizim halimize.

Yazılarıma devam edeceğim.

Sağlıcakla ve sevgiyle kalın

Metin Çavuşlar‘dan alıntıdır.