EKONOMİNİN İŞLEYİŞİ HAKKINDA GENEL YORUMLAR

EKONOMİNİN İŞLEYİŞİ HAKKINDA GENEL YORUMLAR

Tekrar merhaba.

Piyasaların genel işleyişinin geldiği durumda yeni uygulamalar ve göz batanlar bir hayli değişik ve de beklenilenin dışına çıkıyor.

Nedense tüm bunları gözlemlediğimde Yiğit Bulut’un 2000lerin başlarında “KRİZDE NAKİT KRALDIR” sözlerini söylediği günler aklıma geliyor.

Nedense şimdi de NAKİT KRAL!

Ekonominin tüm değişkenlerinin dengede ve olması gerektiği gibi olduğunu bir an için var sayalım. Yani piyasaya ve bankalara herhangi bir baskı yok, tanzim satış yok ve de piyasada fiyatlar özgürce oluşuyor, kimse kimseye sopa göstermiyor (yani).

Bankalarda vatandaş döviz mevduat hesabı açıyor. Bu döviz hesabını teminat göstererek eş değer kredi talep ediyor. Karşılığı döviz olduğu için kredi otomatik olarak açılıyor. Beklenti şu:

  1. Eğer faizler aniden artarsa, bir veya iki ay dayandığında döviz de buna paralel artarsa müthiş bir getiri bırakır.
  2. Eğer faizler artmaz ve döviz hızlı artar, bu durum yeni getirisi yüksek olur.
  3. Eğer faizler artar döviz artmazsa faizden kazanç elde edilmiş olur.
  4. Ne faiz ne döviz artmaz, hatta azalırsa piyasa canlı ve alışveriş yüksek demektir, o zaman herkes kazanıyor demektir.

Son günlerde tartışma ekonominin dışına çıktı. Aslında yukarıdaki bu mülahazalar bile ekonominin dengesinin kaçtığını bize göstermektedir.

Geçenlerde bir ortamda muhatabım kişi ağabeyinin sözünü referans vererek şu sözü söylemişti. Kasa her zaman kazanır. Şimdilerde kasa kazanan taraf değil. O kişinin atladığı tek nokta şu idi, serbest piyasada bankalar özgürce kararlarını verdikleri sürece risk tanımlarını da iyi yapıyorlarsa kasa hep kazanır. Hiç istenmez ama son günlerde ayyuka çıkan bankacılık lisanslarını iptal ederiz kriz önleme yöntemi olarak uygulanıyorsa, bu durumda Nobel ödüllük çözümden değil, efendi olamaya gelenlerin ülke ekonomisini mahvetme oyununu görüyoruz demektir. 

Bu konuda iyimser olamıyorum. Neden mi? Halciler terörist denildi ve de hallere ve üreticilere baskınlar yapılarak soğan ve patates istifçiliği iddia edildi. Biraz izan, yılda bir mevsim hasadı yapılan ürün için ne yapılmalıydı? Eczacıların ilaç istifledikleri söylendi. Ne yapılacaktı? Reçete ve hasta gelince ecza deposuna haber verilerek, ecza deposu da fabrikaya söyleyerek anlık (JİT- just in time) tedarik mi yapılacaktı?

Bu konularda Amerikan okul kitaplarının yaptığı şekilde en cahilin anlayacağı şekilde anlatmak en iyisi olacaktır. Bu dengenin taşınması ve sürdürülmesi olanaksızdır. Lütfen piyasa oyuncuları, iş adamları ve herkes tedbirinizi alın. Yoksa bir bildiği vardır sözü sizi dibe çekecektir. Enkazın altında kalmayın.

Bu sefer de bir depo ve stok krizi yaşamaya yakınız. Eyyyy yöneticiler, herkes stoklarını çevirememekten ve yeterli talebin olmamasından şikâyet etmektedir. Satışların nasıl arttırılacağını lütfen söyleyin de hepimizin içi rahatlasın.

Bu durumda siyasilerden bir medet olmadığına göre,

Ne yapmalıyız?

Mümkün olduğunca stoktan kaçınmalıyız. Nakitte kalmaya çalışmalıyız. Risk almamalıyız. Masrafları azaltmalıyız.

Bekleyip 1 Nisan tarihinden sonra neler olacak görmeliyiz. Burada siyasi gelişme ve değişikliklerden bahsetmiyorum, ertelenen ve alınması gereken alınacak ekonomik tedbir kararları (onlar neyse, onu ben bilmiyorum) sonrasında şekil tam olarak anlaşılacak. Deneyimlerimin bana söylediği eğer bir siyasi yönetici ben şunu yapacak kadar enayi değilim, benim memurum işini bilir tarzında tarihi sözler ediyorsa, durum pek de iç açıcı değil demektir.

24 Haziran’da da bir takım siyasiler dışarıdan 30 milyar USD gelir onu piyasaya süreriz ve de ekonomiyi düze çıkarırız söylemlerini nedense hatırlıyorum.  Bunu söyleyen zat şu sırada aktif siyasette bile değil galiba? Ama hep beraber öğrendik ki olmuyormuş, değil mi? Öyle olmuyormuş, olamıyormuş.

Bazen zor öğrenilir.

Hep korkularım depreşiyor, ekonominin dengesiz yönetiminin bedelini hem halk, hem de milli ve yerli sermaye ödüyor, bu husus hiç değişmiyor. Yine can yakıcı tasarruf dönemi, yine halkın gereksiz sıkıntıları, konu komşudan felaket haberleri, işletmelerin batışları ve bilindik bir sürü hiç hak etmediğimiz olaylar.

Hepsi bir takım fantezilerin hayata geçirilmesi karşılığı ödenen bedeller. Ekonomik ve sınai gelişim çok ağır bedeller karşılığında gerçekleşiyor. Kazanımların bu şekilde kaybedilecek olması gerçekten yazık.

Herkese bol kazançlı başarılı günler dilerim.

Metin Çavuşlar‘dan alıntıdır.